75 GW teknik açık deniz rüzgâr potansiyeline sahip Türkiye karasularında; sabit temelli (fixed-bottom) ve derin deniz yüzer (floating) rüzgâr santralleri için saha tespiti, oşinografik ölçüm (Floating LiDAR), ÇSED, liman lojistiği ve iletim şebekesi entegrasyonunda A’dan Z’ye mühendislik ve stratejik yatırım danışmanlığı.
Teknik Denizüstü Potansiyeli
2035 Ulusal Enerji Hedefi
Açık Deniz Kapasite Faktörü
Optimize Edilmiş LCOE
Dünya Bankası (ESMAP/IFC) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ortak yol haritası verilerine göre Türkiye, toplam 75 GW brüt teknik denizüstü rüzgâr potansiyeline sahiptir. 2035 Ulusal Enerji Planı kapsamında belirlenen 5.000 MW denizüstü RES hedefi doğrultusunda; Marmara, Kuzey Ege ve Karadeniz havzaları yüksek kapasite faktörleri (%45-%55) ve stabil rüzgâr rejimleriyle ön plana çıkmaktadır. Enercol, YEKA şartnameleri ve YEKDEM mekanizmalarıyla tam uyumlu, IEC 61400-3 standartlarında bankalanabilir projeler geliştirmektedir.
Açık deniz rüzgâr santrallerinin tüm yaşam döngüsünde teknik, çevresel, yasal ve finansal gereksinimleri uçtan uca yönetiyoruz.

TÜREB Master Plan metodolojisi doğrultusunda radar/mania hatları, VOR istasyonları, deniz trafiği yoğunluğu, resmi demirleme sahaları, balıkçılık koridorları ve deniz koruma alanları çakıştırılarak en düşük LCOE ve sıfır çakışma riskli optimal proje alanları belirlenir.

Açık deniz ortamında 100-250 metre yüksekliklerdeki rüzgâr profilini, deniz akıntı hızlarını, dalga spektrumunu (Hs, Tp) ve batimetrik koşulları ölçen şamandıra tipi Yüzer LiDAR (Floating LiDAR) sistemlerinin kurulumu, bakımı ve IEC standartlarında veri analitiği.

Deniz tabanının sismik, jeofizik ve jeoteknik yapısına göre 0-50m derinlikler için monopil/kafes (jacket) temeller; 50m üzeri derinlikler için yarı batan (semi-submersible) yüzer platformlar ve katenar/gergi (TLP) ankraj sistemlerinin hidrodinamik boyutlandırması.

Denizüstü santral içi 66 kV dizi kablolama, denizüstü trafo merkezi (Offshore Substation) HVAC/HVDC platformları, TEİAŞ karasal şebekesine 154 kV / 380 kV yüksek gerilim denizaltı bağlantıları ve montaj limanlarının lojistik saha optimizasyonu.
TÜREB Master Plan ve ORE Catapult LCOE modellemesine göre belirlenen öncelikli açık deniz sahaları, rüzgâr hızları ve yatırım fizibiliteleri.
Türkiye’nin en yüksek rüzgâr yoğunluğu. Çandarlı Limanı altyapısı ve düşük dalga boyu sayesinde ilk offshore YEKA yarışmaları için en güçlü adaydır.
Bandırma Limanı lojistiği ve sanayi tüketim merkezlerine doğrudan yakınlık. Kısa iletim mesafesi ve korunaklı iç deniz koşulları montaj risklerini minimize eder.
Geniş açık deniz kretleri ve Filyos Limanı hinterland desteği. İstanbul Boğazı girişine yakınlığıyla yüksek kapasiteli enterkonneksiyon olanağı sunar.
Taşucu Limanı imkanları, düşük dalga rejimleri ve Akdeniz endüstri koridoruna baz yük niteliğinde enerji sağlama kabiliyetiyle stratejik üretim sahasıdır.
Sığ ve orta derinlikteki kıyı kretlerinde doğrudan deniz tabanına çakılan çelik monopil veya 3-4 ayaklı kafes (jacket) yapılar. Global ölçekte kanıtlanmış tedarik zinciri ve en düşük LCOE avantajı sağlar.
Türkiye deniz potansiyelinin %80’ini temsil eden derin sularda (Ege ve Akdeniz) balast kontrollü yarı batan (semi-submersible) platformlar; deniz tabanına esnek gergi veya katenar zincirlerle ankrajlanır.
Santral içi 66 kV dizi kablolarından toplanan enerjiyi 154 kV / 380 kV HVAC veya HVDC formatına dönüştüren açık deniz elektrik platformları ve TEİAŞ karasal bağlantılı korumalı denizaltı iletim hatları.
Açık denizlerde rüzgâr hızları karasal alanlara göre %20-%30 daha yüksek ve çok daha stabil/türbülanssızdır. Bu durum kapasite faktörünü %45-%55 seviyelerine çıkararak kesintisiz baz yük benzeri üretim sağlar. Ayrıca arazi kamulaştırma kısıtı ve orman/tarım arazisi çatışması olmaksızın 15 MW ve üzeri devasa türbinlerin kurulumuna olanak tanır.
50 metreye kadar olan sığ deniz derinliklerinde doğrudan deniz tabanına çakılan çelik monopil veya kafes (jacket) temeller tercih edilir. 50 metreyi aşan derin sularda ise (Türkiye deniz potansiyelinin %80’i) deniz tabanına gergi veya katenar zincirlerle bağlanan yarı batan yüzer platformlar kullanılmaktadır.
Klasik meteoroloji direkleri yerine, deniz üzerine konuşlandırılan otonom, güneş ve rüzgâr enerjisiyle beslenen şamandıra tipi Yüzer LiDAR (Floating LiDAR) sistemleri kullanılır. Bu cihazlar lazer teknolojisiyle 250 metreye kadar olan rüzgâr hızlarını, yön profillerini, dalga spektrumunu, akıntı hızlarını ve su sıcaklığını eşzamanlı kaydeder.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Ulusal Enerji Planı doğrultusunda, ilk aşamada Marmara Denizi, Kuzey Ege (Çanakkale ve Çandarlı) ile Batı Karadeniz odaklı YEKA yarışmaları planlanmaktadır. 2035’e kadar 5 GW’lık kapasitenin devreye alınması ve yerli sanayi katkısıyla liman lojistiği ekosisteminin kurulması hedeflenmektedir.
15 MW+ türbinlerin kule, jeneratör ve 115+ metre uzunluğundaki kanatlarının sahada birleştirilmesi ve montaj gemilerine (WTIV) yüklenmesi için ağır yük taşıma kapasitesine (>15-20 t/m2), geniş depolama sahasına ve yeterli su çekimine (>9-11 m) sahip stratejik montaj limanları (Marshalling Ports) zorunludur. Enercol, liman lojistiği planlamasında uluslararası saha optimizasyonu sunmaktadır.
Saha seçimi, batimetri ve rüzgâr ölçüm kampanyaları (Floating LiDAR), YEKA ihale danışmanlığı ve denizel mühendislik modellemeleri için Enercol’ün çok disiplinli uzman ekibine danışın.